Seyyid Cârullah oğlu Seyyid Emrullah (1904-1943)
Seyyid Emrullah dedem genç yaşta vefat etmiş. Bir kış günü bozkırın ortasındaki muhacir köyü Hamidiye’de gencecik eşi ile hayatta kalan tek evladı 10 yaşındaki Seyyid Mehmed Fazlı’yı yapayalnız bırakıp gittiğinde 39 yaşındadır. Yıl 1943. Demek ki dedem Hamidiye’de doğmuş. Onun babası Seyyid Cârullah ise herhalde Afurca’da doğmuş olmalıdır.
Rahmetli babaannem Seyyid Bayram Ali (d. 1881, Dağıstan) kızı Seyyide Emine (Mine Nene) ise 1909 doğumludur. Mine nenem küçük yaştayken babası Seyyid Bayram Ali dedemiz silah altına alınır ve bir daha dönmez. Aynı yıl Seyyid Cârullah dedemiz de cepheye çağrılmış ve o da dönmemiştir. Muhtemelen her ikisi de Balkan Harbinde şehid olmuşlardır. Allah ikisine de rahmet eylesin.
Seyyid Cârullah (d.1867 Dağıstan) aynı zamanda Mine nenemin dayısıdır. Nenemin annesi Kızbacı nene de birkaç yıl sonra vefat edince (d. 1889 Dağıstan, ö. 1917 Hamidiye), Mine nenem dayısının hanımı olan yengesi Zamman (d. 1875, Dağıstan) kadın tarafından büyütülür. Evlilik çağına gelince de (muhtemelen 13-14 yaşında) oğlu Seyyid Emrullah ile evlendirilir. Seyyid Emrullah ile Seyyide Emine hanımın sekiz veya dokuz çocukları olur. İçlerinden sadece babam Seyyid Mehmed Fazlı hayatta kalır, diğerleri çocuk hastalıklarından vefat ederler.
Seyyid Emrullah dedeme ait bundan başka bilgiye sahip değiliz. Maalesef bir fotoğrafı bile yoktur.
Babamın dedesi Seyyid Cârullah’ın babası ise Seyyid Süleyman’dır. Seyyid Süleyman hem Guba medreselerinde dini ilimler tahsil etmiş bir âlim hem de ehl-i kalp bir insandır. İlk göç zamanında Trabzon’dan çıktıktan sonra yolda hastalanır. Rivayete göre Erzincan’a yaklaştıklarında zamanın valisi rüyasında bir mübarek zatın kendi şehrine doğru geldiğini görür ve kafileyi şehrin dışında karşılayarak Seyyid Süleyman’ın elini öper. Ancak çok hasta olan Seyyid Süleyman burada vefat eder. Vali onu defnederek üzerine bir türbe yapar.
Hicri 1229 (1813-14 m.) tarihinde yazılmış olan olan mübarek şeceremizde (Malatya Şeceresi) İmam Hüseyin efendimizden itibaren İmam Zeynelabidin, İmam Muhammed Bâkır, İmam Cafer-i Sâdık, İmam Musa Kâzım, İmam Ali Rıza… ve en son Seyyid Süleyman dedemizin ve onun üç oğlunun isimlerine kadar mevcuttur: Seyyid Cârullah, Seyyid İsmetullah ve Seyyid Rıdvan.