İçeriğe geç
Afurca
Afurca

Kafkasyanın Jeostratejik Önemi

Kafkasyanın Jeostratejik Önemi ve Rusların Güneye İnme Projeleri

Böylece Ruslar için sıcak denizlere inmenin tek yolu Kafkasya kalmıştır. Bu nedenle Ermenilerin Kafkasya’ya yerleştirilmesi ve buralarda Rusya’nın himayesinde Ermeni devletinin kurulması tesadüf değildir.

Avrupa ile Orta Asya arasında bir geçiş güzergahı olması ve hem Karadenize hem de Hazar Denizine kıyısının olması sebebiyle Kafkasya, Rusya için daima jeostratejik ve jeopolitik açıdan önemli bir bölge olmuştur. Fakat aynı zamanda bölgenin dağlık coğrafî yapısı ve özgürlüğüne düşkün müslüman kavimlerin yurdu olması Rusya’yı hep çok uğraştırmıştır. Rusya bu şekilde nüfuz etmek istediği bölgelerde mutlaka o bölgeden olan bir etnik grubu maşa gibi kullanmaktadır. Nitekim Kafkasya’da da Ermenileri bu maksatla kullanmaktadır.

Osmanlı Devletini Avrupa’dan atan Balkan savaşları öncesinde de benzer bir şekilde Ruslar, Balkanlardaki Sırp, Makedon ve Bulgarlar gibi Slav unsurlarını Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtmış ve onlara lojistik destek sağlayarak ayaklanmalarını sağlamıştır. Rusya’nın herkesçe malum olan “sıcak denizlere inme” hayalinin Doğu Avrupadaki Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya gibi demir perde ülkeleri üzerinden gerçekleşmesine Avrupa’daki büyük devletler izin vermemiştir. II. Dünya savaşından sonra temelleri atılan Avrupa Birliği’nin alelacele Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkelerini birliğe kabul etmesinde Rusya’nın yolunu kesmek niyeti de olsa gerektir.

Doğu Avrupa üzerinden sıcak denizlere inemeyen Rusya için alternatif olarak iki güzergah kalmaktadır: biri İstanbul ve Çanakkale Boğazları, diğeri ise Kafkasya. Boğazlar Avrupa için de çok önemli olduklarından Cumhuriyetin kurulması ile birlikte uluslararası anlaşmalarla –sözümona- nötr bir hüviyete kavuşturulmuş ve NATO paktına Türkiye’nin de dahil edilmiş olmasıyla Ruslara karşı güvence altına alınmıştır.

Böylece Ruslar için sıcak denizlere inmenin tek yolu Kafkasya kalmıştır. Bu nedenle Ermenilerin Kafkasya’ya yerleştirilmesi ve buralarda Rusya’nın himayesinde Ermeni devletinin kurulması tesadüf değildir. Rus Çarı 1. Petro’dan itibaren Ruslar, planlı bir şekilde ve hiçbir fırsatı kaçırmadan Kafkasya’ya Ermenileri yerleştiregelmişlerdir. Nitekim Rusya ile İran arasında imzalanan Gülistan ve Türkmençay anlaşmaları hem Azerbaycan’ı ikiye bölmüş, hem de Osmanlı Devletinden ve İran’dan 10 binlerce Ermeninin Azerbaycan topraklarına yerleştirilmesinin temelini atmıştır. Türkmençay anlaşmasının sonucu olarak, 40.000 Ermeni Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerine yerleştirilmiştir. 1829 yılındaki Edirne Anlaşması’na göre ise, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşayan 90.000 Ermeni Azerbaycan’a yerleştirilmiştir. Bunun için özellikle Nahçıvan, Revan ve Karabağ bölgeleri tercih ediliyordu. Belirlenen bölgelere Ermenilerin iskan edilmesi benzer anlaşmalar veya savaş zamanlarının oluşturduğu fırsatlar değerlendierilerek en az iki yüzyıl devam etmiştir. Bu sayede isimleri geçen bölgelerin etnik yapısı değiştirilmiştir.

Rus Çarı 1. Nikolay 1828 yılında Azerbaycan’ın Nahçıvan ve Revan Hanlıklarını kaldırdı. Onların yerinde Ruslar tarafından yönetilen ‘Ermeni Rayonu’ denen yeni idari birim oluşturuldu. 1849 yılında ise bu birimin adı değiştirilerek ‘Erivan Guberniyası’ yapıldı.

1910’lu yıllarda Güney Kafkasya’da, özellikle Azerbaycan’da yaşayan 1 milyon 300 bin Ermeninin 1 milyonu yerli nüfus değildi ve onlar Rusya’nın politikaları sonucunda dışarıdan getirilenlerden oluşuyordu.

Devamı:

Bu bölümde