Mahir Üzgör - İlhan Üzgör
Hazırlayan: Hayri Özdemir
1918 yılında dünyaya geldi. Babasının adı Seyit İsmail Üzgör’dür. Annesinin adı Nurcihan’dır. Nurcihan Seyit İsmail Üzgör’ün ikinci hanımıdır. İsmail Üzgör’ün Nurcihan Ne-ne’den iki oğlu olmuştur. Biri de Molla İbrahim Üzgör’dür.
Seyit İsmail Üzgör’ün birinci hanımından da Said isminde bir oğlu olmuştur. Çanakkale’de şehit olmuştur.
“Üzgör” soyadını taşıyan aileler Seyit İsmail Üzgör’ün bu üç oğlundan devam etmektedir.
Rahmetli Mahir Üzgör, tanıyanları tarafından sevilen ve saygı duyulan farklı bir simaydı. Ondan bahseden bir yazı yaz-mak torunu olarak benim için zor olsa da kıymetini vefatından sonra idrak edebildiğim için bir vefa borcuydu. Bu yazı onun hakkında söylenebilecek belki de çok az şeyi kapsayacaktır. Ancak bir başlangıç kabul edilmeli ve o nazarla bakılmalıdır. Burada onun kimlik bilgilerinden ziyade kişiliğine değinmek istiyorum.
Mahir Hoca geniş akraba çevresi içinde ve muhitinde sevildiği kadar otoritesine saygı da duyulan bir insandı. Yaşını başını almış birçok insanın Mahir Hoca karşısındaki saygılı ta-vırlarını hep hatırlarım. Her zaman hayatını istikamet üzerine yaşamaya çalışan ve insanları da Hakk’a yönlendiren biriydi. Eşinin vefatından sonraki yalnızlık dönemlerinde kimi zaman ben, çoğu zaman da ağabeyim dedemin yanında kalırdık o zamanlardan hatırladığım en önemli şey gece ne zaman uyansam O’nu seccadesinin üstünde ibadet e-derken görmemdi. Mübarek gün ve gecelerde bütün aileyi bir araya getirir ve geceyi ihya ederdi. Biz de çocuk aklı ile acaba kim hangi surede yanlış yapacak, bize de okutacak mı diye ecel terleri dökerdik.
Köyümüzde 1950 – 1952 yılları arasında muhtarlık yapan, develerle kum çektirerek köye suyu getiren. 1952’de İstanbul’a göç eden, okuma yazmayı kendi çabalarıyla köyde kiremit parçalarına yazıp çizerek öğrenen bu insan, kendi kendini yetiştirmiş ve hakkıyla âlim denilebilecek biriydi. Lâtin alfabesinin yanında, Osmanlıcaya da vâkıftı. Kuran’a ve sünnete düşkünlüğü hepimize örnekti. Mahir Hoca’nın en bariz yönü de Ehl-i Beyt sevgisiydi. Kendisi de Seyit olan Mahir Hoca, Ehl-i Beyte saygı ve sevgisinin nasıl olması gerektiğini hal ve tavırlarıyla gösterirdi. Ehl-i Beytten yaşlıca bir hanıma gösterdiği hürmete hayret etmiştim. Biz de Ehl-i Beyt halkasının içindeydik ve belki de o hanımın kılık kıyafeti tam ölçüler içinde değildi. Neden böyle bir saygıyı hak ediyordu? Sonradan o hanımın neseb olarak Peygamber efendimize yakın bir zincirle bağlandığını öğrendiğimde anladım ki Mahir Hoca o hanıma Resulullah hatırına saygı gösteriyordu.
Şecere konusunda eldeki bilgileri tercüme ettirerek onaylatan ve ailelere dağıtan Mahir Hoca, kendimizi unutmamamız yönünde de büyük bir hizmette bulunmuştur. Gönül ehli bu insanın vefatının üzerinden yıllar geçti ama ismi hala hayırla yâd edilmekte manevî dertleri olanlara manevî bir tabip gibi ettiği yardımlar unutulmamaktadır. Bir güvercin edası ile vedalaşıp aramızdan ayrılan Seyit Mahir Üzgör’ü hayırla yâd ediyor ve kendisine Hak’tan Rahmet diliyoruz.
Allah Yar ve Mededgârımız olsun…
***
İlhan Habib ÜZGÖR
(D. 1936 – Ö. 1996)
İlhan Üzgör 1936 yılının eylül ayında İrşadiye’de dünyaya gelmiştir. Mahir üzgör’ün beş çocuğunun en büyük oğludur. Annesinin ismi Huriye’dir. Seyit İlhan Habib Üzgör çocukluk ve gençlik yıllarını irşadiye’de geçirdikten sonra babası Mahir üzgör’ün ailesi ile İstanbul’a göç edip Bayrampaşa’da ikamet etmiştir. ilkokul mezunu olan İlhan Habib Üzgör genç yaslarda hayatını Seyit Faik Güngör’ün büyük kızı Lütfiye hanımla evlenip asker’e gider.
Askerlik görevini tamamlayıp İstanbul a gelir.hayata sımsıkı sarılıp evini geçindirme derdine düşüp dokumacılık yapmaya başlar.
Yıllarca dokuma işinde çalıştıktan sonra emekli olur. Emeklilik yıllarında ve daha öncelerinde de dernek görevi ile ve Ulubatlı hasan camii’nde hayır işleri ile uğraşmıstır. Kardeşi Münür üzgör ile ortak bakkal dükkanı işletmişler ve geçimini sağlamıştır
Çevresi tarafından sevilen saygılı,dürüst ve zarif bir insan olarak gösterilirdi. Evine gelen misafir’e her zaman izzeti ikramda bulunmayı seven bir insandı.
Beyefendi bir kişiliğe sahip bir insan olarak giyim kuşamına her zaman dikkat ederdi. Karşısındaki insana, hatta çocuklara da saygısını gösterirdi.
Hayatını devam ettirmeye çalışan İlhan Habib Üzgör tek kötü alışkanlığı yüzünden 1996 yılında akciğer kanserine yakalanmış ve kanserle savaşmaya çalışmış ama kansere yenik düşüp 30 haziran 1996 yılında hakkın rahmetine kavuşmuştur..
ALLAH’ u Teala Ahiret’e irtihal etmiş bütün akrabayı taallukatımıza rahmet eylesin ve ruhlarını şad eylesin. AMİN…