Seyyid Resul Dede - Lütfü Yalçın
Hazırlayan: Ruşen-Cihan YALÇIN
Seyyid Zekeriyya dedenin oğludur.Afurcada doğmuştur.Zamanının büyük kısmını ibadetle geçiren bu zat, çevresinde dindar ve sakin kişiliğiyle tanınmıştır. Osmanlının çözülme dönemlerine denk gelen 1912 Balkan savaşlarında görev almış ve ve ömrü boyunca göstereceği kerametler, ilk olarak o vakitte belirmiştir .Savaş esnasında üzerine gelen mermiler, kendisini isabet almıyordur ve bu dilden dile yayılarak civar köylerde kendinden bahsedilir olmuştur.
Eşkiya Kara Veli :
O dönemlerde askerden kaçan bazı kişiler,çevresinde topladıkları kendileri gibi adamlarla eşkiyalık yapıp halka zulum yapmakta idi. Kara Veli ise Manyastaki en meşhur kanun kaçaklarındandı.
Bu kişi,Resul dedenin Balkan savaşındaki kerametlerini işitmiş,”birde ben deniyeyim mermi işlermi bu …. oğluna” diyerek seyyidler köyünü basma amacıyla yola çıkar. Eşkiyanın gelişini haber alan bu zat ise işittiği kötü ithamlarla dolu söz sonucunda duygulanır, kıbleye doğru yönelerek dua eder ve derki "o eşkiya bu köye gelemeyecek”
Gerçektende beddua alan bu eşkiya köyümüze 1 köy kala (dümberez köyü) adamlarından olan birisinin evinde konaklarken yapmış olduğu sarkıntılık sonucunda kendi adamı tarafından ateşe verilen evden kaçarken vurularak ölür.
Hırsızın Pişmanlığı:
Bu büyük şahsiyetin yaşadığı bir diğer olay ise şöyledir. O dönemlerde at hırsızlığı yapan birisi gelir Resul dedenin atını çalar. Bu kişi bir bakarki karşısında büyük umman deniz. Yolunu diğer yöne doğru çevirir karşısında bu sefer aşılması güç, yalçın dağlar. Atı hemen oracıkta bırakan bu hırsız ağlayarak bu büyük şahsiyetin evine gider ve konuğu olur. Herşeyi anlatarak tövbe eder ve doğru yolu bulur.
Balıkesirde Yağmur duası:
Yine bir gün Resul dedenin yolu Balıkesire düşer. Tabi kerametleri de arkasından yayılarak ta Balıkesire kadar gelir.Gittiği dönemlerde ise Balıkesir ahalisi su sıkıntısı çekmektedir. Yolda karşılaştığı kadı efendi, kerametlerini duyduğu bu Allah dostundan yağmur duasına çıkmasını ister. Alçakgönüllü olan bu dede derki: "bizim gibi günahkar kulların duası kabul olmaz”. Sözüne aldırış etmeyen kadı efendinin ısrarlarına dayanamaz ve ceketini ters giyip halkla beraber yağmur duasına çıkar. Allah bu nuryüzlü dedenin duasını geri çevirmez ve rahmet o anda dünyayla buluşur.
***
Lütfü YALÇIN
Doğum yılı kesin olmasada (1920) kimlikte 1923 olarak kaydedilmiş. Daha 2 yaşındayken babasını kaybetmiş ve ufak yaşta çobanlığa başlamak zorunda kalmıştır. Askerliği 2. Dünya savaşı yıllarına denk geldiği için 4 sene askerlik yapıp vazifesini yerine getirmiş. Köye döndüğünde ise köydeki yoksulluk dolayısıyla İstanbula gelip, yahudi bir tüccarın yanında ticareti öğrenmiş. Daha sonraları kendi bakkal dükkanını açmıştır. Şaziye Arslanla evlenerek Elmas-İnci-Raşit-Zeynel-Zeynep adında çocukları olmuştur.
2. sefer hac görevini yerine getirip, emekli olunca 1986 yılında köye yerleşmiştir. Yapmış olduğu birçok hayır, yardım ve çalışkan kişiliğiyle tanınmaktadır. 2008 kışında vefat etmiştir. Ruhu şad olsun.