İ. Yılmaz - T. Yılmaz - H. Özcan
İsmet Yılmaz
Hazırlayan: Cengiz Yılmaz
Afurca’dan gelen Ramazan dedenin iki oğlunun (Hutbettin ve Esad) Esad dededen olan oğludur.1918 yılında İrşadiye’de doğdu.Çok küçük yaşta babasını kaybetti (rivayete göre Esad dede, yeni açılmış bal kovanından kilolarca bal yedikten sonra -ki muhtemelen şeker komasından- vefat etti). Köy şartlarında son derece güç şartlarda askerlik çağına kadar geldi. Yetimliğin verdiği çaresizlik ile köyde kimsenin cesaret edemediği tehlikeli işlerde çalıştı (sarıkayaların ucundaki ceviz ağaçlarından ceviz toplamak gibi). Askerlikten sonra köyde kendisine ev yapıp eşi Fecriye Yıldız ile evlendi ancak köyde durmayıp 1943 yılında İstanbul Balat’a göç etti. Çeşitli geçici işlerde çalıştıktan sonra Feshane’ye dokumacı olarak girdi ve yıllarca burada çalıştıktan sonra emekli oldu. Karagümrük’te gecekondu inşa etti. İstanbul’da Tamer,Enver ve Recep adlı üç oğlu doğdu.1971 yılında kurban bayramında bağlarından kurtulup kaçan kurbanlık boğanın peşinden Karagümrük’ten Balat’a kadar koşunca hastalandı. Kısa bir süre sonra kalp hastalığından vefat etti.
Çevresinde nüktedan,yardımsever ve dindar olarak bilinir, cemiyet işlerinde en ön sıralarda yer alırdı. 50 li ve 60 lı yıllarda araç ayarlayıp akrabalarla birlikte uzak noktalara kır gezileri düzenlerdi. Deniz ve derelere yapılan bu gezilerde o zamanın çocuk ve gençlerinin bellerine ip bağlamak suretiyle yüzme öğretirdi.
Çocukluğunda köyde kendisine yiyecek veren ve yemesini şevkat ve acıma duyguları ile seyreden bir büyüğümüze “niye bakırsen ağzıma it gibi ? ” sözleriyle anılır.
Allah hepsine rahmet eylesin.
***
Tamer Yılmaz
1945 Yılında, İrşadiye’den yeni göç etmiş İsmet-Fecriye Yılmaz çiftinin ilk oğlu olarak İstanbul Balat’da kiralık bir evde doğdu.Daha sonra babasının Karagümrük’te yaptığı eve taşınıldı.Burada Enver ve Recep adlı 2 kardeşi daha doğdu.Son derece zeki olmasına rağmen çevre şartları ve futbol sevdası yüzünden ortaokulu bitiremedi.Dışa dönük,sosyal bir kişiliği vardı.
Mahmutpaşa’da hayatının sonuna kadar devam edecek tekstil ve dokumacılık işine başladı.Askerliğine kadar çeşitli tekstil atölyelerinde çalıştı.Askerliğini dalgıç olarak yaptı.Askerliğini bitirdikten sonra 1967 yılında Halit-Zekiye Özcan kızı Refiye Özcan ile evlendi.Cengiz,Neslihan Banu ve Halit adlı 3 çocuğu oldu.Kendi dokuma atölyesini kurarak işini ilerletti.2004 yılında ani bir kalp krizi sonucu 59 yaşında ahirete intikal etti.
Çevresinde güleryüzlü,şakacı,aktif, cemiyet işlerinde ön saflarda yer alan dürüst ve dindar bir şahsiyet olarak tanınır ve sevilirdi.1997 yılında Hacc görevini de yapmıştı.
Allah rahmet eylesin.
Halit Özcan
1915 Yılında İrşadiye’de doğdu.Babası, Şah Baba olarak anılan Hacı İbrahim oğlu Muhammed Şah’dır. Şah babanın ilk eşinden doğan 6 çocuğundan 5. sidir.Askerliğine kadar genelde köyde çalıştı.Bu yıllarda köylerden bakır vb. değerli madenleri toplayıp satmak ve kalaycılık işlerine başladı.Askerliği 2. Dünya savaşı nedeniyle uzun sürdü ve askerden dönünceye kadar evlenmedi.Zekiye Uygun ile köyde evlendi ancak Manyas’ta ev yaparak göç etti.Zülfiye,Asiye,Refiye ve Nigar adlı dört kızı doğdu.Manyas’ta metal ticareti işini ilerletti ve toplattığı metalleri o zamanın şartlarında gemi ile İstanbul’a kadar götürüp satmaya başladı.Aynı zamanda Manyas’taki evinin ön kısmını bakkal dükkanı olarak işletmeye başladı.1957 yılında henüz 42 yaşındayken arkasında 4 yetim kız çocuğu bırakarak ahirete intikal etti.
Çevresinde zeki,ciddi,girişken ve dürüst bir şahsiyet olarak bilinirdi