İçeriğe geç
Afurca
Afurca

Anadolu’ya Göç

Son güncelleme: 18 Aralık 2023

Kafile Trabzon’da bilinmeyen bir sebeple ikiye ayrılır. Muhtemelen bu ayrılış muhacirlerin isteğine bağlı olarak değil de alınan idari tedbirler ve planlamalar doğrultusunda gerçekleşmiştir. Veya daha büyük bir ihtimalle seyyidler sülalesi farklı gruplar halinde farklı zamanlarda geldikleri için farklı yerlere yönlendirilmiş olabilirler.

Bir yeryüzü cenneti sayılabilecek Kafkasya ve orada yaşayan yüksek karakterli insanlara ilahi mesaj ulaştırılmış ve oralar kıyamete kadar İslam yurdu haline getirilmişti. Ancak tabii güzelliği kadar stratejik önemi de olan bölge, tarih boyunca siyasi olarak hep çalkantılı dönemlerden geçmişti.

Müslümanlarda yiğitlik, bilek gücü ve iman kuvveti vardı. Ancak Moskofun ve yerli işbirlikçilerinin silahı, cephanesi olduğu kadar hilesi, kalleşliği de vardı. İş sadece kılıçla olacak olsa gelen bütün sadmeler çelik gibi imanlı göğüslere çarparak tuz-buz olurdu. Ama bu defa durum farklı idi. Hem sonra kadınlar ve çocuklar vardı. Böyle durumlarda ölmek, şerefiyle, namusuyla çarpışarak yüce hakikate şahitlik ettiğine kanıyla imza atmak en güzel şeydi. Peki ya geride kalanlar ne yapacaklardı? İntihar mı etsinlerdi? Bu ebedi kaybediş olmaz mıydı?

Nihayet karar verilmişti: hicret. Ama nereye? Bir tarafları düşman gibi bir deniz; diğer tarafları da deniz gibi bir düşmanla çevriliydi. Bir yanlarında Hazar Denizi, öbür yanlarında ise mezalimi ile maruf Moskof ve işbirlikçileri olan Ermeniler vardı...Önlerinde Anadolu’dan başka çıkış yoktu. Zaten serhatler bir bir düşerken, Anadolu üç kıtaya i’lay-ı kelimetullah için yayılan evlad-ı fatihanın anaları ile dolmaya başlıyordu... bu da latif bir tevafuktu.

Harita yükleniyor…
Gösterge
  • Çıkış
  • Geçiş
  • Yerleşim
  • Anadolu’ya Göç (1878)
  • Deniz yolu

Güzergâhlar, dönemin yolları esas alınarak yaklaşık olarak çizilmiştir. Harita: Heinrich Kiepert, 1855.

1855 haritası günümüz koordinatlarıyla birebir örtüşmez; bu yüzden eski haritadaki bazı yerler işaretlerden birkaç kilometre, Erzincan gibi birkaçı daha fazla kayık görünür.

Tam ekran haritada aç
Duraklar

Anadolu’ya Göç (1878)

  1. Afurca (1878)
  2. Batum
  3. Trabzon
  4. Erzincan
  5. Sıtmapınarı (1902)
  6. Hamidiye Köyü (1902)

Nitekim Afurca’dan yola koyulmuşlar, Gürcistan üzerinden yürüyerek Batum limanına varmışlardı. Savaş zamanıydı, yollar binbir türlü meşakkatle doluydu. Ama hicret meşakkatti zaten. Batum’dan deniz yolu ile Trabzon’a oradan da Anadolu’ya... Kafile Trabzon’da bilinmeyen bir sebeple ikiye ayrılır. Muhtemelen bu ayrılış muhacirlerin isteğine bağlı olarak değil de alınan idari tedbirler ve planlamalar doğrultusunda gerçekleşmiştir. Veya daha büyük bir ihtimalle seyyidler sülalesi farklı gruplar halinde farklı zamanlarda geldikleri için farklı yerlere yönlendirilmiş olabilirler.

İrşadiye

Bir grup Tokat-Niksar bölgesine yönlendirilerek oraya iskan edilmişlerdi. Diğer grup da Malatya’ya yönlendirilmişti. Niksara yerleşen seyyidler burada 20 yıl kadar kalmış, daha sonra sıtma salgını ve çevreye intibak edememe gibi sebeplerle tekrar batı Anadolu’ya doğru yollara düşmüşler. Ne mutlu ki yola devam eden bu grup, Afurca’ya şaşırtıcı derecede benzeyen bir yere - Manyas’taki köylerine - yerleştirilmişlerdi. Balıkesir’in Susurluk ve Manyas ilçeleri arasında her iki ilçeye de 17 km. uzaklıkta bir köydü Afurca’lı seyyidlerin son durakları: İrşadiye köyü ve ona bağlı 5 km. mesafedeki Keçiağılı mahallesi.

Rahmetli babaannem Seyyid Bayram Ali kızı Emine hanımın (“Mine Bibi”) öz amcası Seyyid Hacı Şehabeddin (İrşadiyeliler Hacı Baba olarak bilirler) Manyas’a giden gruptadır. Onun yaptırdığı çeşme bir sadaka-i cariye olarak hala Keçiağılı’nda kullanılmaktadır. Seyyid Hacı Şehabeddin Keçiağılı’nda vefat ettiğinde arkada hiç mirasçısı yoktur. Ancak onun yeğeni olan babaannemin Malatya’da olduğu bilinmektedir. Bu nedenle çok hakşinas olan akrabalarımız rahmetliden kalan malları satarak bedelini Seyyid Mehmed Efendi ile Malatya’ya göndermişlerdir. Seyyid Mehmed efendinin 150 Lira kadar bir para getirdiği söylenmekteydi ve o zamana göre iyi bir meblağdı.

Vali Fahrettin Turan

Seyyid Mehmed Efendi’nin oğlu Fahrettin Turan, Küre, Akçaabat ve Sındırgı ilçelerinde Kaymakamlık; Elazığ ve Manisa illerinde Valilik yapmış bir bürokrattır. 2003 yılında vefat etmiştir. Allah ikisine de rahmet eylesin.

Devamı:

Bu bölümde